
Haber İnternette’de kullanılan “Diplomalar nerede? Paralar nerede?” görseli, Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkındaki tartışmayı güçlü bir mali suç çağrışımıyla kamuoyuna taşıdı. Ancak böyle bir çerçevenin hangi öğrenciler, hangi işlemler, hangi ödemeler ve hangi resmi şikâyetler üzerinden kurulduğu açıklanmadıkça, manşet ile doğrulanmış olgu arasındaki fark önemini koruyor.
Diploma gecikmesi ile suç iddiası aynı şey değil
Diploma veya transkript teslim süreçlerinde gecikme yaşanması öğrenciler açısından ciddi bir mağduriyet yaratabilir ve araştırılmalıdır. Ancak idari gecikme, sözleşmesel uyuşmazlık veya kurum içi sorun ile dolandırıcılık iddiası hukuken ve fiilen farklı olgulardır. Bir suç iddiası kurulacaksa kast, işlem, mağduriyet ve maddi hareketlerin ayrıca gösterilmesi gerekir.
Kaç öğrencinin hangi belgeyi beklediği, hangi tarihte başvuru yaptığı, ne kadar ödeme yaptığı, ödemeyi hangi kuruma veya kişiye yaptığı ve varsa resmi şikâyetlerinin sonucu açıkça ortaya konulduğunda kamuoyu sağlıklı değerlendirme yapabilir.
“Paralar nerede?” sorusunun cevabı kayıtlarla verilir
Bir ödeme iddiası varsa banka dekontu, fatura, sözleşme, tahsilat belgesi veya başka mali kayıtlar incelenebilir. Para hareketinin kime ait olduğu ve hangi hizmetle ilişkili olduğu belirlenmeden yalnızca çarpıcı bir soru üzerinden suç algısı oluşturulması medya etiği bakımından tartışmaya açıktır.
Cevap hakkı neden merkezde?
Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir cephesi, iddiaların hedefindeki kişinin görüşünün ve sunduğu belgelerin de okuyucuya aynı görünürlükte aktarılması gerektiğini savunuyor. Bu, iddiayı susturmak değil; okuyucunun iki tarafın dayanaklarını karşılaştırabilmesini sağlamak anlamına geliyor.
Tartışmanın çözümü, daha güçlü sloganlardan değil somut öğrenci listeleri, ödeme kayıtları, kurum cevapları ve resmi başvuruların şeffaf biçimde incelenmesinden geçiyor.